
Unutulan köy oyunları kayıt altına alındı: İnler Köyü’nden sözlü kültür tanıklığı
17.12.2025Şair Sidîq Gorîcan, Arjen Arî’nin hikâye anlatıcılığını deneyim, hafıza ve gündelik dil üzerinden değerlendiriyor. Gorîcan’a göre Arjen Arî’nin hikâyeleri kurmaca değil; köyden, çocukluktan ve sözlü kültürden süzülen yaşanmış hayatların edebi kaydı.
Hikâye değil, hayatın kendisi
Şair Arjen Arî, Kürt edebiyatında hikâye anlatıcılığıyla özel bir yere sahip. Sidîq Gorîcan’ın değerlendirmelerine göre Arjen Arî’nin metinleri klasik anlamda “hikâye” olarak tanımlansa da, bu anlatılar hayal ürünü değil; doğrudan yaşanmış deneyimlerin edebiyata yansıması niteliğinde.
Gorîcan, Arjen Arî’nin yazdıklarının okur üzerinde güçlü bir etki bırakmasının temel nedenini, metinlerin samimiyetine ve gerçekliğine bağlıyor. “Anlatılan her şey onun hayatıdır” diyen Gorîcan, bu sahiciliğin okurla güçlü bir bağ kurduğunu vurguluyor.
Gündelik dil, folklor ve hafıza
Arjen Arî’nin hikâyelerinde gündelik dil belirleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Gorîcan’a göre bu dil edebiyata zarar vermiyor; aksine Kürtçenin doğallığını ve canlılığını görünür kılıyor. Köy yaşamı, çocukluk oyunları, siyah-beyaz fotoğraflar, radyo ve elektrikle ilk karşılaşmalar gibi ayrıntılar Arjen Arî’nin anlatılarında önemli bir yer tutuyor.
Metinlerde folklorik motifler, sohbet dili, deyimler ve atasözleri yoğun biçimde kullanılıyor. Gorîcan, “Bir dilin deyimleri ve atasözleri varsa, o dilin bir felsefesi vardır” diyerek Arjen Arî’nin anlatılarını Kürt halkının kolektif hafızasıyla ilişkilendiriyor.
Nineden hikâyeye uzanan anlatı
Arjen Arî’nin hikâye anlatıcılığının arkasında güçlü bir sözlü kültür geleneği bulunuyor. Bu geleneğin merkezinde ise ninesi Finca Xelil yer alıyor. Gorîcan’a göre Finca Xelil, Arjen Arî’nin anlatı dünyasında adeta “hikâyenin pınarı” olarak karşımıza çıkıyor.
Her sözcüğü bir şarkı gibi akan bu anlatılar, Arjen Arî’nin metinlerinde hem duyusal hem de duygusal bir derinlik yaratıyor. Bu yönüyle hikâyeler, okuru bugünden koparıp geçmişin hafızasına taşıyan bir etki oluşturuyor.
Nükte, mizah ve sahici edebiyat
Sidîq Gorîcan, Arjen Arî’nin hikâye anlatıcılığında mizah ve nüktenin önemli bir yer tuttuğunu belirtiyor. Metinlerdeki ince espri ve sıcak anlatım, okuru yormadan metnin içine çekiyor. Gorîcan, bu yönüyle Arjen Arî’nin anlatılarını dünya edebiyatından örneklerle birlikte düşünmenin mümkün olduğunu ifade ediyor.
Kürtçeyi geliştirmek için değil, gönülden yazmak
Gorîcan’a göre Arjen Arî, Kürtçeyi “geliştirmek” iddiasıyla değil, tamamen içten ve gönülden yazar. Bu yaklaşım, dili yapaylıktan uzaklaştırarak sahici bir edebiyat ortaya koyar. Şiirlerinde görülen yoğun dilsel imgelerin aksine, hikâyelerinde daha açık ve doğrudan bir anlatım tercih edilir.






